< < < < < Tütün Kullanımının Beyin Üzerindeki Etkileri

Tütün Kullanımının Beyin Üzerindeki Etkileri

Sigara Her Hücreye Zarar Veriyor

Sigara bağımlılığı, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde önlenebilir ölümlerin başlıca nedenlerindendir. 

Sigara bağımlılık yapıcı bir maddedir. Sigara dumanı içinde bulunan ni­kotin hızla beyne ulaşarak haz duyusu meydana getirmekte, belli bir süre geçince kişi nikotinin haz duyusunu arar hale getirmekte ve sigara içmeye yönelmektedir. Sigara dumanıyla vücuda giren nikotin 7 ila 10 saniye arasında kana karışır ve sigara içen kişinin beynine ulaşır. Beyne ulaşan nikotin, bir kimyasal tepkime zinciri oluşturarak sigara tüketen kişide geçici bir zevk hissi ortaya çıkarır, ancak bu his kısa zamanlı olup birkaç dakika içinde tamamen yok olur. Böylece bağımlılık döngüsüne girilmektedir.

Sigara, genel olarak damar sisteminde bozukluğa neden olmakta, beyindeki damarları da olumsuz yönde etkilemektedir. Sigara içenlerde; damar tıkanması, beyin kanaması, felç (inme) türü rahatsızlıklar daha sık görülmektedir. Beyin damarlarında daralma olduğunda beyin işlevleri za­yıflamakta, düşünme ve hafıza fonksiyonlarında da bozulma olmaktadır.

Sigaranın beyinde damar sertliğine yol açtığı bilinmektedir. Başta karbonmonoksit olmak üzere sigara dumanı içinde bulunan çeşitli kimyasal maddeler damarların yapısını bozar ve zaman içinde damar sertliği gelişmesine yol açar. Bunun sonucunda beyin damarlarında daralma, tıkanma veya kanama şeklinde sorunlar ortaya çıkabilir. Dünyada beyin damar hastalığı sıklığı incelendiğinde, sigara kullanımının yaygın olduğu ülkelerde beyin damar hastalığı sıklığının daha fazla olduğu dikkat çekmektedir. Ayrıca sigara içenlerde beyin damarlarında daralma, damar tıkanması ve beyin kanaması sigara içmeyenlere göre daha fazla görülür.

Depresyon Sebeplerinden Sigara

Sigara bağımlılığı ile depresyon ilişkisi de olduğu görülmüştür. Yapılan araştırmalara göre depresyon belirtileri gösteren hastaların %74’ünün sigara içen kişiler olduğu saptanmıştır. Depresyondaki hastalar arasında sigara içenler daha fazla bulunurken, diğer yönde sigara içenler arasında depresyon belirtilerinin daha fazla olduğu görülmektedir. Sigara içen kişiler arasında yaşamın herhangi bir döneminde intihar düşüncesi olanların 1.5 kat, geçmişte intihar girişiminde bulunanların ise iki kat fazla olduğu bulunmuştur.

Sigara ve Agılama Bozukluğu

Sigara içilmesi beyin damarlarında hasar meydana getirdiği için beyin yeterince kan alamaz ve bu nedenle beyin işlevleri zayıflar. Bu durum hafıza ve algılama işlevlerinde bozulma şeklinde kendini gösterir.

Sigara ile algılama bozukluğu ilişkisi yalnızca yaşlılıkta ortaya çıkan algılama kusurları konusunda değil çocukluk yaşlarında da kendini göstermektedir. Sigara dumanından pasif olarak etkilenen 9-12 yaşlar arasındaki çocuklarda dil öğrenme yeteneğinin zayıfladığı ortaya konmuştur. Gebelik sırasında anne sigara içiyorsa, doğumdan sonra bebeğin zeka gelişimi daha yavaş olmaktadır. Sigara içen annelerin dünyaya getirdikleri bebeklerin daha saldırgan olduğu ve bu çocukların ilerde sigara kullanma oranlarının daha fazla olduğu ve zekâ geriliğinin daha fazla olduğu ortaya konmuştur.

 

Sigara Alzheimer Hstalığına Önleyici Değil

Daha önce yapılan bazı çalışmalarda sigara içenler arasında Alzheimer hastalığına yakalananların daha az olduğu görülmüştür. Buna göre de sigara içmenin Alzheimer hastalığına karşı koruyucu etki yaptığı düşünülmüştür, ancak bu düşünce doğru değildir. Alzheimer ileri yaşlarda ortaya çıkan bir hastalıktır, sigara içenler ise genellikle daha erken yaşlarda bir sağlık sorunu nedeniyle hayatını kaybederler. Bu nedenle sigara içenlerin büyük bir bölümü alzheimer hastalığının ortaya çıkacağı ileri yaşlara kadar yaşamazlar. Sigara içmeyen kişiler sigara içenlerden daha uzun süre yaşadıkları için ileri yaşlara kadar ulaşabilirler. Bunun sonucu olarak da alzheimer hastaları arasında sigara içmeyenler çoğunlukta olarak karşımıza çıkar. Bu düşünceye dayalı olarak yapılan geniş çaplı çalışmalar sonucunda sigara kullanımının alzheimer hastalığına karşı herhangi bir koruyucu etkisi olmadığı ortaya konmuştur.

 

Pasif İçicilik

Tütün ürünü kullananlar sadece kendilerine değil çevresindeki insanlara da zarar vermektedirler. Çevrede bulunan kişiler, nefes aldıklarında tütün ürününün içindeki maddeleri,soluyarak vücutlarına alır ve pasif içiciliğe maruz kalırlar.

Sigara dumanından pasif etkilenim, kalp-damar hastalıklarını %20–70 oranında arttırmaktadır. Tütün dumanına maruz kalmanın güvenli bir eşik düzeyinin olmadığı, çocukların, hamile kadınların ve diğer içmeyenlerin soluduğu sigara dumanındaki bu maddelerin kanser yapıcı ve zehirli olduğu bilinmektedir.

Pasif içicilik ile çocuğun karşılaşması gebelik döneminde başlamaktadır. Anne karnındaki bebekler ve çocuklar daha büyük risk altındadır. Çünkü gelişmekte olan akciğer, beyin gibi organlar zarar görürler.

Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın sigaranın zararlı etkilerinden kişileri korumak ve daha sağlıklı nesiller için birçok çalışması bulunmaktadır. Bu kapsamda Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ve sigara bırakma poliklinikleri hizmet vermektedir. Sigara bırakma polikliniklerinde kişilere uygun tedavi yöntemleri ve ilaç tedavisi uygulanmaktadır.

Siz de sigara bırakma sürecinde Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nı arayarak veya alo171.saglik.gov.tr adresinden sigara bırakma polikliniklerine ulaşabilir ve sigara bırakma konusunda yaşadığınız tüm sorunlarla ilgili bilgi ve destek alabilirsiniz.

  • Adnan Saygun 2 Cad. No:55 K Blok Sıhhıye/Çankaya/Ankara
  • 312 565 62 27
  • 0312 565 61 53
  • This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.